MYOMLAR NE TÜR BELİRTİLER VERİR?

MYOMLAR NE TÜR BELİRTİLER VERİR?

Myomların çoğu, büyük olanlar bile belirti vermeyebilir. Myom varlığından şüphelendiren belirtiler ise; daha fazla kanama, daha uzun veya daha sık adet dönemleri, adet sancısı (kramplar), adet dışı zamanlarda vajinal kanama, kansızlık (kan kaybına bağlı), karında veya belde (sıklıkla künt, ağır ve sızlatıcı, ancak keskin olabilir), ilişki sırasında, idrar yapmada zorluk ya da sık idrara çıkma, kabızlık, makatta ağrı ya da bağırsak hareketlerinde zorluk, karın krampları, karında büyüme ve şişlik, tekrarlayan düşükler ve kısırlık (infertilite). Bu sayılan belirtiler pek çok başka durumda da olabileceği için jinekolojik muayene olmadan tanı koymak mümkün değildir. Daha nadir ama nispeten daha önemli durumlar ise; rahme bir sap ile bağlı olan myomlar sap etrafında dönebilir. Bu ağrı, bulantı ya da ateş yapabilir. Myomlar enfekte olabilir (iltihaplanabilir). Pek çok olguda bu ancak o alanda zaten bir enfeksiyon varsa olur. Çok nadir olgularda myom’un hızlı büyümesi ve diğer belirtiler kanseri gösterebilir. Çok büyük bir myom karnın şişmesine sebep olabilir. Bu tam bir jinekolojik muayene yapmayı zorlaştırabilir.

Myomların Tanısı Nasıl Koyulur? 

Günümüzde Ultrasonografinin jinekolojik muayenenin bir parçası olması myomları küçük boyutlardayken bile tespit etmemizi sağlamaktadır. Rahim iç tabakasında yerleşen (submukoz) myomları ayırt etmek için, SIS (Rahim içine sıvı vererek yapılan ultrasonografi) oldukça sık kullanılan bir uygulama olmaktadır. Görüntüleme tetkikleri, magnetik rezonans görüntüleme (MRI) ve bilgisayarlı tomografi (BT) gibi, kullanılabilir, ancak nadiren gerekir. Bazen bu tetkikler veya diğer işlemler başka bir tıbbi sorunu veya belirtileri incelemek için kullanıldığında rastlantısal olarak myomlar saptanabilir.

Myomlar Kısırlığa Neden Olabilir Mi?
İnfertil kadınların yaklaşık olarak %5-10’unda myom bulunur. Myomlar %1-2.4 hastada tek başına infertilite nedeni olabilmektedir. Myomların yerleşim yerlerinin ve büyüklüklerinin infertilite açısından önemi vardır. Rahim içi kaviteye doğan submukoz myomlar, gebelik oluşumunu engelleyip, düşüklere neden olabilmektedir. Tüp bebek tedavisi açısından düşünüldüğünde, myomların implantasyon ve gebelik oranları üzerine olan etkileri birçok bilimsel çalışmada araştırılmıştır. Myomların, sadece submukozal, endometriuma bası yapan ve büyük olanları tüp bebek sonuçlarını olumsuz etkilediği ve tüp bebek tedavisi öncesi çıkarılmaları gerekmekte olduğu ön görülmektedir. Subserozal myomların üreme işlevleri üzerine olumsuz etkisi yoktur ve operasyon gerektirmez. Uterin boşluğu yaylandırmayan intramural miyomların, infertilite üzerine etkilerini açıklamak daha zordur. Endometrial etkilemeyen, küçük-orta büyüklükte intramural miyomların tüp bebek sonuçlarına etkisi kesin olmadığı için, bütün intramural miyomlar için koruyucu amaçla miyomektomi yapılması tavsiye edilmemektedir. Ancak küçük intramural miyomları olan hastalarda iyi ovaryan cevap, kaliteli embriyoya rağmen tekrarlayan tüp bebek başarısızlıkları veya erken gebelik kayıpları mevcutsa yeni bir tüp bebek girişiminden önce miyomektomi düşünülebilir.